Öyle bakmayın…
Gülmeyin…
Soru doğru…
Soru yerinde…
Adam milli takımın kaptanı olarak kendi ülkesinde yeşil sahaya çıkmış top ayağına gelince ıslıklanıyor. Şaşkınım, inanamıyorum.
Önce “ben yanlış anladım” sandım, baktım gerçekten ıslıklanıyor.
Eski Emre Belözoğlu olsa kolunu kaldırır, ıslık çalan bölüme doğru evrensel düzeyde anlaşılacak hareketler yapabilirdi. Yapmadı. İyi ki yapmadı.
Soğukkanlı davrandı.
Hıncını topa yöneltti. Aldı penaltıyı sonra da yaptı golü…
Ama asıl gol, topun ağlara gitmesinin sonrasındaydı.
Formasındaki ay yıldızlı bayrağı öptü, kaptan.
Islıkların bir bölümü kesildi.
Bağırmışım evde, “Aferin kaptan” diye.
Tabi TT Arena’da yaşananlar bir sonuçtur.
Öyle kabul etmek lazım.
Sözde şike operasyonu Türk futbolunu psikolojik ve ekonomik olarak çökertirken kulübünün dergisine beyaz kapak yapanların eseridir, bu…
Akıllarınca “Biz temiziz” demeye getiriyorlar.
Sonra polis malum Denizli maçı sürecinde ortada olmayan 1 milyon doları sorunca “gazete küpürü” gönderiyorlar.
Komik değil.
Trajikomik bu…
Emre elbette bayrağın ve milli takımın önemine dikkat çekti o öpücükle. Ancak Emre aynı zamanda o beyaz kapağın üzerine kocaman bir Sarı Lacivert öpücük kondurdu, anlayana…
Tabi TT Arena’da yaşanan bu ıslık rezaletinin bir diğer boyutu da Emre’nin Türkiye’ye dönüşünde eski takımını değil de Fenerbahçe’yi tercih etmesi.
Bunu taşıyamayan bazı Galatasaraylılar faturayı Emre’ye kesmeye çalışıyor. Islıklar da bunun da etkisi var.
Sen futbolcunun gönlünde renklerinin tükenmesine yol açan yönetim zaafiyetlerine baksana. Neden futbolcuya kızıyorsun?
Türkiye’de Emre Belözoğlu tarzı bir seyir yaşayanlar hep eski takımlarına geri gelmiş. Emre gitmediyse bunun sorumlusu Sarı Kırmızılıların kendisidir.
Şimdi Emre Fenerbahçe formasıyla başarılı oluyorsa bu kıskançlık niye?
Emre golden sonra o formayı öperken Milli takımın kutsallığı dışında anlatmak istediklerinin içinde büyük olasılıkla bunlar da vardı.
O öpücük desibeli yüksek TT Arena’nın akustiği sayesinde Emre’yi küstüren eski yöneticilerinin kulağına da kocaman bir “muccckkkk” olarak gitmiştir.
Aslında milli maçı yazacaktım…
Ama bu gördüklerim yüzünden vazgeçtim.
Yine de kısaca değinelim.
Şike tantanaları içinde milli takım için moral olan Estonya maçında ilk yarı 3 gol bulduk ama 3 gol de yiyebilirdik. Defansif sorunlarımız var. Servet bildiğimiz Servet. Ben Emre, Gökhan Gönül, Arda ve Kazım’ın ilk yarı performanslarını beğendim.
İkinci yarı Gökhan Türe ve Mehmet Ekici iyiydi. Kalede iyi olan Sinan Bolat’ın yine de resmi maçlarda Volkan’ın arkasında bekleyeceğini söylemek yerinde olur.
Birkaç cümlede şike incelemesini haftaya bitireceğini söyleyen Federasyon başkanına:
Hadi be kardeşim, hadi…
Belirsizlikten kötü bir şey yok.
Bir an önce belli olsun, her şey böylece takımlar da hazırlıklarını doğru düzgün yapsınlar.
Fenerbahçe taraftarının Taksim çıkarması da hassas bir konudur.
Birlikteliği göstermesi açısından önemlidir. Ancak anlamsız taşkınlıklar da kulübe zarar verebilir.
Dikkatli olmak gerekir.
Çok dikkatli…

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder