Yanlış
anlaşılmasın, çok sevdiğim için öyle…
Düşünün
farklı bir tür olmasına rağmen aileden kabul ettiğiniz canlıya isim
veriyorsunuz.
Tabi ki o isim
içinize sinmeli ve bir şeyleri hatırlatmalı.
Kökten
sarı- lacivert renklere bürünmüş
ailemiz bu yeni üyesine tereddütsüz Alex
adını verdi.
Onu ailemizden biri gibi düşünmek bana büyük keyif veriyor.
***
Alex’i
ben ve ailem değil Fenerbahçe camiası çok seviyor.
Nedenleri
de belli, istatistikleri herkes biliyor.
Eğer Alex’in kırdığı
rekorları buraya yazsam, fikrimizi yazacak boşluk kalmaz.
Uzatmayalım
9 yıllık kariyerinin –bu son saçma yılı
saymazsak- tamamında kırılabilecek ne varsa parça parça etmiş bir adamdan
bahsediyoruz.
Diğer
özellikleri de yabana atılamaz.
Saha
içi liderliği…
Futbola
kattığı lezzet…
Zor
zamanında –herkes kaçarken- takıma
sahip çıkışı…
İyi
bir aile babası oluşu…
Tüm bunlar
Alex’i benzersiz kılan bütünün parçaları oldu.
***
Ancak
o ailemden saydığım, taraftarın heykelini diktiği, rekorları parçalayan estetik
futbolun adamı, bu yıl kendisine yakışmayan
şeyler de yaptı.
Nedir
onlar anlatalım, sap ile samanı doğru ile yanlışı ayıralım.
Alex,
bu yıl kendisinden daha az yararlanılacağını biliyordu.
Bu
da normaldi. Yaşı 36 ve zaten beklenenin altında olan fiziki gücünün verimli
kullanılması gerekiyordu. Üstelik Aykut Kocaman, geleceğe takım yapma ve sistemini oturtma stratejisini hayata geçirmeye çalışıyordu. Yani bu yıl olmasa seneye Alex’in
olmadığı bir takım olacaktı.
Ya
da en geç 2 yıl içinde…
Hızla azalan fizik gücü daha fazlasına zaten izin vermeyecekti.
Ve diğer yandan Alex’in karakter verdiği bir oyunu birden değiştiremezsiniz. Bir uyum süreci lazımdı. Aykut Hoca’yı beğenmeyebilirsiniz ama sadece bunu yapmaya çalıştı.
Hızla azalan fizik gücü daha fazlasına zaten izin vermeyecekti.
Ve diğer yandan Alex’in karakter verdiği bir oyunu birden değiştiremezsiniz. Bir uyum süreci lazımdı. Aykut Hoca’yı beğenmeyebilirsiniz ama sadece bunu yapmaya çalıştı.
Alex’in
bu durumu “kıskançlık” olarak yorumlaması
ve bu eleştirisini kamuoya açık bir yerde yapması kabul edilebilir bir durum değildir. En
az Alex kadar bu armanın evladı olan birine bu yafta yapıştırılamaz. Alex 8
yılın verdiği ego ile “takım eşittir
benim” moduna girmişti.
***
Özetle
bu kulübün büyük oyuncusu Alex hata
yaptı.
Kulübü
zor durumda bıraktı.
Teknik
kadroyu ve Aziz Başkanı zor durumda bıraktı.
Elbette bir
karşılığı olacaktı bunun ama bu yaşadıklarımız gibi değil.
3 gün önce
heykeli dikilmiş sporcunu, 3 dakikada kovmak bu kulübe yakışmadı. Bu kulübe
büyük hizmetleri olmuş biri böyle gönderilmemeliydi.
Fenerbahçe
taraftarı, sevdiceğinden, babası tarafından zorla ayırılmış evlat gibi, öfkeli,
kırgın ve kontrolsüz artık.
***
Bir
yanlış bir başka yanlışı o da şimdi bir başka yanlışı doğruyor.
Ancak
empati yapıp her iki taraftan meseleye baktığınızda gerçek fotoğraf ortaya
konabilir.
İzah
edeyim;
Alex
ile ilgili yaşanan ve devam etmekte olan kriz de spor camiası ve biz
Fenerbehçeliler ikiye bölündük.
İlginçtir
ki Fenerin düşmanları da Alex’i sevenler kadrosuna katılıp Fenerbahçe kulübünü
vurmaya çalışıyor.
Burada
bir yanlış var.
Biz
kamplaşmamalıyız.
Bizi sevmeyenlerin ekmeğine yağ sürmeyelim.
Bizi sevmeyenlerin ekmeğine yağ sürmeyelim.
Alex’i
sevelim ama armayı daha çok sevelim.
Alex
bu kulübün geçmişinde oldu -eminim ki- geleceğinde de olacak.
Alex’i
sevelim, ailemizden biri gibi düşünelim,
gidişine de üzülelim ama bugün ortalık toz duman iken biz Fenerbahçeliler,
kendi armamızı korumalıyız.
Yanlış mı?
Yanlış mı?

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder