17 Eylül 2012 Pazartesi

Fenerbahçe’de çözümün şifreleri


Ben değil uzmanlar söylüyor:
-Taraftarlık, din ve milliyetten sonra en önemli adiyet duygusudur.
Fenerbahçeliler geçen yıl bu tezi doğruladı; takımlarınını ele geçirme ve başkanlarını hapse tıkma operasyonuna karşı tek yürek oldu.
Türkiye’nin en büyük sivil toplum kuruluşu” ya da Aziz Yıldırım’ın deyimiyle “Fenerbahçe Türkiye’dir” söylemini haklı çıkaracak güç ve içerikte eylemler yaptı ve dayanışma gösterdi.
Manisa maçında tribünleri 50 bin kadın ve çocuk doldurduğunda Fenerbehçe tarihinde yeni bir dönem başlamış oldu.

***
Ancak bu kırılma döneminin yarattığı bir “öteleme- erteleme süreci” de yaşandı.
Geçen yıl Fenerbahçeliler için skorlardan ve şampiyonluktan daha önemli bir “onur mücadelesi” vardı; bu yüzden birçok meselenin üstü örtüldü.
Oysa “Alex meselesi” ince ince geçen yıl da vardı.
Aykut Hoca’nın bilimsel verilere ve antreman performansını baz alan kadro yapısı anlayışı geçen yıl da vardı.
Ancak  giden oyuncular nedeniyle “kadro derinliği” kaybolunca bunlar pratikte rafa kalkmış oldu.
Başkan Aziz Yıldırım”ın “tek adamcılığı”, o tutuklanınca hepimiz tarafından unutuldu.
Bu yıl durum değişti o örtü kalktı…
Geçen yılın haksızlığa uğramış ve gözünü dışarıdan gelen tepkilere çevirmiş Fenerbahçeliler, söz konusu üç meseleyi önlerinde buldu.
Şimdi de bir kaos ortamı var.

***

Ben bu durumu normal bulanlardanım; tez- antitez- sentez zincirlemesinde “antitez zamanı”ndayız. Yanı dışa karşı şiddetli bir savunmanın –tez dönemi- ardından içe dönüp kendi meselelerinle yüzleşme dönemi bu. Sonrasında ise sentez dönemi yani yeni dengelerin kurulduğu “gerçek ve güçlü Fenerbahçe dönemi” gelecek…
Ama elbete senteze ulaşana kadar ciddi tartışmalar ve travmalar yaşanacak.
Öyleyse bu üç konuda fikir söyleme zamanındayız.

***

1.Alex- Aykut Hoca tartışması:
Bu meseleyi doğru anlamak için önce Aziz Yıldırım neden Aykut Hoca ilişkisini anlamak lazım.
Aziz Başkan, daha önce Mustafa Denizli ile uzun bir yol arkadaşlığı denedi.5 maçlık üst üste yenilme serisi 1.5 yıllık Mustafa Denizli döneminin çabuk bitmesine yol açtı.
Aziz Yıldırım, aynı hatayı Aykut Kocaman için yapmak istemiyor ve görünen o ki yapmayacak. Yani Aykut Hoca sonuçlar ne olursa olsun Aziz Yıldırım başkan kaldığı sürece teknik direktör olarak kalacak. Bunu son olarak NTVSpor’da katıldığı Futbol Aktüel Özel programında da açık açık söyledi, Aziz Başkan..
Başkan arkasında bu kadar güçlü iradeyle durunca Aykut Hoca da uzun vadeli bir çalışma planı çıkarmış. Bu planın içinde takımı gençleştirmek, çok koşan pres yapan ve topa 90 dakika boyunca rakibene oranla çok daha fazla sahip olan bir takım yapmaya çalışıyor.
Ve Alex bu kriterlere uymuyor…
Bu nedenle ona verdiği süreyi azaltmak istiyor Aykut Hoca…
Doğru bulursunuz bulmazsınız, plan bu…
Ancak Alex gibi bir oyuncunun statükosunu değiştirmeye kalkarsanız, yani onu takım liderliğinden alır “tali unsur-yardımcı unsur” muamelesi yaparsanız karışıklık çıkacağı da kesindir.
Sonuçta futbolu bilimsel rakamlara bakarak değil, gözüyle sahaya bakarak anlayan taraftarlar da onun heykelini dikerler.
İyi de ne olmalı?
Öncelikle heykeli de açılmışken Alex, hakkındaki planlarla ilgili zorlaştırıcı değil kolaylaştırıcı ve yardımcı olmalıdır.
Aykut Hoca Alex’ten alabilecği maksimum verimi almaya çalıştığını göstermelidir.
Ve kalıcı çözüm için Alex ve Fenerbahçe ilişkisi futbolcu- kulüp ilişkisinden başka bir şeye dönüşürülmelidir. Uygun olanı sezon sonunda jübile yapmaktır, “efsane”ye…
Ama o eğer oynamak isterse onun jübile öncesi Cruziero’ya gitmesine izin verilmeli, futbolu bıraktıktan sonra da muhakkak, kulüp içinde değerlendirilmelidir. Çünkü camiaya ışık tutan bu marka isimlerdir. Alex markasını Fenerbahçe mutluka kullanmalıdır.
Tabi bunu yaparken Aykut Kocaman markasını karalamaya çalışanlara da prim vermemek gerekir.

***

2.Aykut Hocanın oyun felsefesi:
Kocaman, gösterişsiz oynayan ama topa sahip olan güçlü bir takım istiyor. Lafı uzatmadan anlatmak gerekirse Play-off’taki Galatasaray ile Kadıköy’de oynadığımız son maç gibi oynamak istiyor. Yani rakibe pozisyon vermeyen ve golü sabırla arayan bir takım.
Golü bulunca da Türkiye Kupası Finali’ndeki Bursa maçında olduğu gibi rakibe sahayı dar eden bir takım istiyor.
O oyunu kalıcı yapmak istiyor.
Doğrusu ben de o sistem oturmadan Avrupa’da başarının gelmeyeceğine inanıyorum.

***

3.Aziz Yıldırım:
Aziz Başkan kulüp tarihinin efsane başkanıdır.
Tesisleşme ve bütçe konusunda yönetimleriyle birlikte kulübü getirdiği nokta tartışılmaz.
Amatör branşlarda ülke sporuna verdiği katkı inanılmaz.
Türk futboluna Ligtv’yi sıkıştırarak rekabeti kızıştırarak kazandırdığı bütçe göz kamaştırıcı.
Türk futbolunu temizleme iddiasındakiler onu kurban ilan edip içeri atınca gösterdiği duruş, kahramanca…
Hepsine eyvallah…
Ancak “ben” demek ona yakışmıyor.
Bu yüzden tartışmaya açılmak isteniyor.
Oysa Aziz Başkan “Çılgın projeleri”ni hayata geçirmek için rahat bırakılmalı. Kendisi de bu sürece “ekip ruhunu” ön alarak katkı vermelidir.

***

Son cümle; Fenerbahçe masa üstüne aldığı sorunlarını aşar. Çünkü o aidiyat duygusu taraftarında, o azim teknik kadrosunda ve büyük planlar başkanı ve yönetiminin kafasında var.







Hiç yorum yok:

Yorum Gönder