9 Kasım 2015 Pazartesi

Toplumun siyaset algısını anlamak gerekiyor



Muhalefet partileri yöneticilerine ve seçmenine söylüyorum.
Eğer seçim sonuçlarına inanamadıysanız “bilimsel kabullenme süreçlerinin inkar” bölümünde kalmışsınız demektir.
Ancak siyasal ve sosyolojik bir gerçeklik olarak Adalet ve Kalkınma Partisi önünüzde duruyor.
Bırakın “bu ülkede yaşanmaz” kızgınlığını…
Bırakın “Ya nasıl oy çalıyorlar anlayamıyorum” safsatasını…
Bırakın, “bu millet adam olmaz” üstten bakışını…
İnkar etmek, şaşırmak ve kızmaktan farklı olarak anlamak zorundasınız.
Bu iktidar bir Türkiye gerçeği…

***

Ancak daha önemlisi de var…
Adalet ve Kalkınma Partisi Türkiye’de seçim ve siyaset işini en kurumsal yapan parti…
7 Haziran’ı en doğru okuyan parti…
Bakın 7 Haziran’da yüzde 9 oy kaybettiler ama kendilerine oy vermeyenlere tek kelime etmediler.
Mesajınızı anlıyoruz” dediler…
“Fabrika ayarlarına geri dönüyoruz” dediler.
Gocunmadılar, halkın prim verdiği CHP’nin ekonomik vaatlerinin benzerlerini söylediler. Çünkü Adalet ve Kalkınma Partili teşkilatlar raporlarında bu vaatlerin etkisini yazmışlardı.
Yetmedi…
Aday listelerini güncellediler.
Yetmedi…
1 Kasım mesajlarında da iktidar partisi istikrarın öneminin altını çizdi.
Slogan olarak Tek başına iş başına” dediler. Yani “güçlü hükümet istikrar getirecek bu belirsizlik bitecek” mesajını verdiler.
İlk günkü aşkla” dediler, yani “Biz hatamızı biliyoruz. 2002 heyecanıyla karşınızdayız” dediler.
Terör meselesinde devlet duruşunu gösterip ilk kez terör meselesi nedeniyle MHP’nin oy kaybetmesini sağladılar.

***

Tüm bunlar profesyonel ve organize bir çalışmanın, kurumsal varlığın sonucu…
Bu nedenlerle Adalet ve Kalkınma Partisi gerçeğini inkar etmek muhalefete sadece kaybettirir.
CHP, MHP ve HDP sandıkta aradığını bulamadı dedik ama şimdi ne olacak?
Ben lafı dolandırmadan muhalefet ile ilgili düşüncelerimi de söyleyeceğim.

***

Cumhuriyet Halk Partisi’nden başlayacağım. CHP 7 Haziran ve 1 Kasım’da mükemmele yakın bir seçim kampanyası yaptı.
Yaptı ama oylar da milim kıpırdama olmadı.
7 Haziran’da yarım puan düşen oylar, 1 Kasım’da yarım puan arttı.
Anlamlı değişim olmadı.
Şimdi birileri “CHP’de genel Başkan sorunu var” diyor.
Yanlış. Yeteri kadar açıklayıcı bir analiz olmaz bu yaklaşım.
CHP’de sosyolojik bir sorun var. Halk beğendiği halde neden oy vermediği incelenmeli. Bence sorun tarihsel ve köklü toplumsal önyargılarda.

***

Gelelim Milliyetçi Hareket Partisi’ne…
MHP için 1 Kasım sonuçları tam bir felaket…
Ancak MHP Teşkilatlarını bu sonuçlardan tenzih ederim. Bence hiçbir suçu yok Ülkücülerin…
Bence suç 7 Haziran akşamından başlayarak her şeye “hayır” diyen Genel başkan Devlet Bahçeli’dir.
Devlet Bahçeli, partisinin önünü açmalı ve genel başkan koltuğunu bırakarak “onursal genel başkanlık” sıfatıyla yetinmeli.
MHP merkez sağın da sığınabileceği, kamuoyunun da takdir ettiği isimlerin yer aldığı bir liste başa gelmeli.

***

HDP’nin durumu da vahim…
Bize ödünç oy verenleri utandırmayacağız” demişlerdi.
5 ayda tükettiler, avanslarını…
İmralı ile Kandil arasında sıkışıp kaldılar. Hem onlarla çeliştiler hem de halka kendilerini anlatamadılar.
Şimdi ciddi bir özeleştiri yapıp, terör ve şiddetle aralarına büyük bir mesafe koyamadan da düzelmezler.



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder