8 Ağustos 2011 Pazartesi

Şelalenin sesi…




“Ne yazmalıyım bu hafta?” diye soruyorum Fatih’e…
Sayıyor kent gündemini…
Yediemin otoparklarının sayısı artmış..
İcra dosyaları kabarmış…
siyasetçiler “durum iyi” diyor.
Nefis bir diyalektik var. Yani yazı ana mesajıyla önümde duruyor. Ama ben burun kıvırıyorum. Çünkü yerel bir gazete – internet portalında da yazsak insanoğlunun global dünyadaki etkileşimiyle başka gündemler önümde.
Bir iki kere yerel şeyler yazmayı deniyorum.
Olmuyor.
Silip duruyorum yazımı.
Sonra…
Sonra aşağıdaki satırlar kendiliğinden düşüyor bilgisayar ekranına…


Gürültüyle akan suyun  sesini duyduğunuzda bilirsiniz ki şelale yakındır…
Dolu dolu, gürül gürül kendi bildiği gibi yüksekten düşmeye koşar, su…
Bilir de yine de oraya doğru koşar…
Coşkusu en üst noktadadır..

Belgrad konserinin görüntüleri haber siteleri, you tube ve Facebook’a düştüğünde şelalenin gürültüsünü duymuştum.
Menejeri sonra o hislerimi doğruladı:
“Amy’nin müzik hayatı bitti” dedi.
27 yaşındaki genç bir kadının müzik hayatının bitmesi için alarm zillerinin çalıyor olması lazımdı.
Back to Black’i  (Karanlığa dönüş) şarkısını söylerken mikrofonu attı, Belgrad’ta; ayakta zor duruyordu.
Boş bakıyordu…
Amy Winehouse’ın cesedini zenginlerin yaşadığı Kuzey Londra’da tripleks evinde buldular.
Zenginliğinin içinde iç dünyasındaki yalnızlığında uyuşturucunun içinde gürül gürül şelaleye doğru gitti.



Yerel bir gazete nedir ulan bu Amy Winehouse duygusallığı diyenlere müziğin mesajının evrenselliğini hatırlatmak isterim.
Yahudi, beyaz, İngiliz bir genç kız, ezilmiş, yoksul zencilerin müziği Soul’ü söylüyor.
Soul, ruh demek…
Yani anlamak için Siyahi duyarlılık lazım.
Vardı Amy’de…
Tabi bir de  Zenci gırtlağı..
En iyisi vardı…
Ama hepsinden önemlisi bir postmodern ozan gibiydi Amy…
İçinde, yaşadıklarında ne varsa şarkılarının sözüydü…
“Bana rehabilitasyona git dediler ama onlara hayır dedim” diye yüz binlere bağırdı, şarkısıyla…
Eski kocasının arkasından, “Git piliçlerinin arkasından / erkek arkadaşmla birlikteyim / ama seni düşünüyorum / Evet berbatım / ama biliyorsun ben iyi değilim…” diye şarkı yazdı.
Ve söyleyeceklerini söyledikten sonra gitti.
27’ler kulübünde hatırlanacak.
Siyah Soul müziğin beyaz kızı olarak hatırlanacak.
Amy kısa ömrüne sığdırdığı 5 Grammy ödülüyle hatırlanacak…

Yerelde ne yazayım bilmiyorum..
Şelaleden akan su aklımı karıştırdı:
“Bana rehabilitasyona git dediler ama onlara hayır dedim” diyor Amy şarkısında…
Zaaflarına yenilmiş güçlü bir sesin çığlığı benim yerelliğimi de bastırdı bu hafta…

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder